Göz sağlığını korumak için dengeli beslenme büyük önem taşır. Özellikle A, C ve E vitaminleri, lutein, zeaksantin ve omega-3 yağ asitleri içeren besinler gözlerin sağlıklı kalmasına katkıda bulunur. Havuç, ıspanak, balık ve fındık gibi gıdalar görme keskinliğini korur; makula dejenerasyonu ve katarakt riskinin azalmasına yardımcı olabilir.
Şaşılık, göz kaslarının dengesizliği sonucu ortaya çıkar ve her yaşta tedavi edilebilir. Kırma kusuruna bağlı gelişen şaşılık türlerinde gözlük kullanımı kaymayı tamamen düzeltebilir. Gözlükle tam düzelmeyen vakalarda ise göz egzersizleri, prizmatik lensler veya cerrahi müdahale gündeme gelir. Tedavi planı, şaşılığın türüne, şiddetine ve hastanın yaşına göre uzman hekim tarafından belirlenir.
Retina hastalıklarının bir kısmı doğrudan genetik faktörlere bağlıdır; özellikle kalıtsal retina distrofisi olarak adlandırılan hastalık grubu genetik mutasyonlar sonucu ortaya çıkar. Ailesinde retina rahatsızlığı bulunan bireylerde görülme riski daha yüksektir. Bu nedenle aile öyküsü olan kişilerin düzenli göz muayenesi yaptırması, erken teşhis açısından önemlidir.
Göz tansiyonu (glokom), gözün içindeki sıvı birikimi sonucu göz içi basıncının artması ve optik sinirin zarar görmesiyle ortaya çıkar. İleri yaş, aile geçmişi, diyabet, göz yaralanmaları ve yüksek dereceli miyop veya hipermetrop risk faktörleri arasında yer alır. Erken evrede belirti vermeyebileceği için düzenli göz muayenesi büyük önem taşır.
Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının kalıcı çözümü genellikle lazer tedavisidir; LASİK bu yöntemlerin en yaygın kullanılanlarından biridir. Ancak "kesin çözüm" olup olmadığı kişiden kişiye değişir — kornea yapısı, göz numarası ve yaşam tarzına göre gözlük, kontakt lens veya lazer cerrahisi arasında en uygun seçenek belirlenir. Uygunluk, detaylı bir göz muayenesi sonrası netleşir.
Göz kapağı düşüklüğü (pitozis), üst göz kapağının normalden aşağı düşerek gözün renkli kısmını örtmesi durumudur. Doğuştan gelişebileceği gibi yaşlanma, travma, uzun süreli kontakt lens kullanımı veya kas-sinir hastalıkları sonucu sonradan da ortaya çıkabilir. Tedavi yöntemi, düşüklüğün derecesine ve altta yatan nedene göre belirlenir; bazı vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir.