Keratokonus tedavisi, hastalığın evresine, korneadaki incelme düzeyine ve hastanın görme kalitesine göre kişiye özel olarak planlanır. Tedavinin temel amacı hastalığın ilerlemesini durdurmak, görme kalitesini artırmak ve korneanın doğal yapısını mümkün olduğunca korumaktır. Günümüzde uygulanan modern tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.
Keratokonusun erken evrelerinde oluşan görme kusurları gözlük ile düzeltilebilir. Hastalık ilerledikçe düzensiz astigmatizma geliştiğinden sert gaz geçirgen kontakt lensler, hibrit kontakt lensler veya skleral lensler tercih edilebilir. Bu lensler hastalığı tedavi etmez ancak korneanın düzensiz yüzeyini dengeleyerek daha net ve kaliteli bir görüş sağlar.
Cross-Linking (CXL), keratokonusun ilerlemesini durdurmak amacıyla uygulanan en etkili tedavi yöntemlerinden biridir. İşlem sırasında korneaya riboflavin (B2 vitamini) damlatılır ve kontrollü ultraviyole-A (UV-A) ışığı uygulanır. Bu sayede kornea lifleri arasındaki bağlar güçlendirilerek korneanın dayanıklılığı artırılır. Özellikle genç hastalarda ve ilerleme gösteren keratokonus vakalarında erken dönemde uygulanması büyük önem taşımaktadır.
Kornea içi halka (İntrastromal Korneal Ring) tedavisi, uygun hastalarda korneanın şeklini düzenlemek ve görme kalitesini artırmak amacıyla uygulanabilir. Kornea içerisine yerleştirilen özel halkalar sayesinde kornea yüzeyi daha düzenli hale gelir ve bazı hastalarda gözlük veya kontakt lensle daha iyi görme elde edilmesine yardımcı olur. Bu yöntem hastalığı tamamen ortadan kaldırmaz ancak görme kalitesinin artırılmasına katkı sağlayabilir.
İleri evre keratokonus hastalarında korneada ciddi incelme, skar dokusu gelişmesi veya diğer tedavi yöntemlerinden yeterli fayda sağlanamaması durumunda kornea nakli gerekli olabilir. Keratoplasti olarak adlandırılan bu cerrahi işlemde hastanın hasarlı kornea dokusu, uygun donörden alınan sağlıklı kornea dokusu ile değiştirilir. Gelişen cerrahi teknikler sayesinde günümüzde kornea nakli sonrası başarılı görme sonuçları elde edilebilmektedir.
Keratokonus tedavisinden sonra düzenli göz kontrolleri tedavinin başarısı açısından büyük önem taşır. Hastalığın ilerleme durumu belirli aralıklarla değerlendirilmeli, kontakt lens kullanan hastaların lens kontrolleri aksatılmamalıdır. Cross-Linking veya cerrahi tedavi uygulanan hastalarda ise doktorun önerdiği ilaçların düzenli kullanılması ve kontrol muayenelerine uyulması iyileşme sürecini destekler.
Keratokonus erken evrede teşhis edildiğinde hastalığın ilerlemesi büyük oranda kontrol altına alınabilmektedir. Özellikle genç yaşta başlayan görme değişikliklerinde gecikmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulması, uygun tedavi yönteminin zamanında uygulanmasına ve ileride oluşabilecek ciddi görme kayıplarının önlenmesine yardımcı olur.